kaşmir,kurutemizleme,yıkama,ütü
Dekorasyon Mimarlık Tasarım
Yazı Detayı
30 Ocak 2021 - Cumartesi 16:23
 
DERİNLEŞEN YARALARIMIZ!
Neslihan SOYHAN MİCAN
admin
 
 

Modern zamanların tapınağı haline gelen bencillik fert fert her birimizi zafiyet gösterdiğimiz alanlardan sinsice yakalayıp, sarıp sarmalamadan evvel daha ziyade güzel huylu insanlardan müteşekkil örnek bir toplumduk biz..

 

Adaletin, merhametin, hoşgörünün, hikmetin, erdem ve faziletin membaı Anadolu'nun saf ve temiz iklimiyle beslenen ruhlarımız 'ben' demekten bile imtina eder, utanır, hicap duyar, biz demeyi yeğler, kendimizden bahsederken acizane, evlerimizden bahsederken fakirhane kelimelerini dillerimize pelesenk ederdik bir vakitler...

 

Zaman hızla değişip, her gelen yeniliği iyi kötü diye ayırt etmeksizin  sağanak sağanak üzerimize yağdırırken, alıp götürdüğü eskiler sadece artık işe yaramaz olanlar olsaydı keşke.. 

 

 

Yeniliklerin içini boşalttığı, iğdiş ettiği, ortadan kaldırdığı kimi kavramlar, olgular, değerler var ki... onlar zamanın behrinden beri her dem insana, insanlığa, toplumlara lazım olan, her devirde geçerliliği olan, toplulukları cemiyet kılan sarsılmaması gereken kıymetlerdi oysa...

 

Popüler kültürlerin baskısını  bir noktaya kadar anlamak mümkün ama, yaşadığı topraklara, içinde doğup yeşerdiği medeniyete, bizzat kendi milliyetine, tarihine ve coğrafyasına, palazlanmadan evvel tutunduğu, palazlandıktan sonra ihanet ettiği davasına, kültürel kodlarına hasım olan insanların, nesillerin hızla artıyor oluşunu anlamakta hakikaten zorlanıyor insan..

 

İçinden geçtiğimiz zamanın dilinin başat grameri olan ' tüketim kültürü' ve tek alfabesi 'bencillik', tüm dünyayı kasıp kavurduğu gibi maalesef atalarımızın oymak oymak kazıyarak işlediği kültürel motiflerimizi de, bizi biz yapan değerlerimizi de hızla tarihin tozlu sayfalarına fırlatıyor..

 

Bu gidişat hayra alamet değil,  işlenmeden ham haliyle yürürlüğe giren batılı yaşam tarzı, kuralları, kuramları bize hiç bir vakit uymadı, uymayacak..

 

Ne giden değerler geri gelecek, ne de herhangi bir alt yapısı olmadan, komik bir eğretilikle üzerimize giydirilen kültür ve düşünü manzumesi bizi bir yerlere götürecek...

 

Deneme yanılma yöntemi bilimsel çalışmalar için elzemdir evet, ve lakin toplumlar için toplumsal dengeler için çoğu vakit tehlikeli neticelere sebebiyet verir. Ve doğrusu, dengeleri bozulan toplumların sarsıntısı nerede nihayete erer hiç bilinemez..

 

Teknolojik dönüşüm toplumsal tekamülümüz için elbette gerekli ve elzem.. Lakin zihinsel dönüşüm ve yeniliklere entegrasyon süreci olması gerektiği gibi işlemiyor, işletilemiyor...

 

İçtimai yaralarımız her geçen gün derinleşiyor..

Yeni nesiller eskiyle yeniyi algılayamadan, ayrıştıramadan, farkındalık kazanamadan, önüne ne konursa ortaya karışık yeni bir kültürel kodlanmayla karşı karşıya.. Sadece bencilliğe, hazza ve mütemadiyen tüketime dayalı bir garip yaşam felsefesinin heyecanına kapılmış durumda..

 

Ne yaşadığı topraklara bir aidiyet duyuyor, ne milli tarihini, kendi kültür ve medeniyetini layıkıyla tanıyor..

Toplumsal dengelerimizde büyük bir kayıp var.. Rol model olması gereken insanlar, ne rolünü ne de modelini layıkıyla biliyor...!

Mevkisi ve ünvanı ile ahenk içinde yaşamayan insanlar kilit yerlere yerleşmişler.. Söylem ve eylemleri birbirini tutmuyor..

 

Bencillik tapınak, egolar tek sevgili, hisler gel geç, hislenen yerler felç, kokan insanlık, para yek değerli varlık, bunun adı yeni nesil dünyalılık...

 

Tuhaf olan şu ki; tüm bunlara rağmen, beslenen en fazla egolarken gene de kimseler mutlu değil.. 

Demek ki mutluluk salt maddiyatla ilintili değil...

 

Madden eskiye oranla daha müreffeh ama manen oldukça talihsiz zamanlardayız...

İçtimai yaralarımızı tedavi edecek yegane ilaçsa; tıpkı Anadolu'ya özgü tarhana çorbasında bulduğumuz şifa gibi...Anadolu Kültür ve Medeniyetimizin işe yararlığı bin yıllık tecrübeyle sabit sağlam kalaslarına, yani pusulamız şaşmadan evvelki kendi kültürel kodlarımıza yeniden sırtımızı dayamakta gizli..

 

Unutmamalıyız ki;


Kendi kültürünü koruyamayan milletler, başka kültürlerin figüranı olmaya mahkum olur..!

 
 
 
Etiketler: DERİNLEŞEN, YARALARIMIZ!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ocak 2021
KENDİNE KAŞİF OL
05 Aralık 2020
KÜLTÜREL SOYKIRIM
20 Ağustos 2020
AREV OKULLARIYLA İLGİLİ İZLENİMLERİM
15 Mayıs 2020
İSLAM DİNİ İLMİN TA KENDİSİDİR!!!
28 Nisan 2020
Gel de Mertliği arama
27 Nisan 2020
BİN YAŞA YÜCE DEVLETİM!!!
23 Nisan 2020
BU BİZİM HİKAYEMİZ!!!
23 Nisan 2020
YAŞAMA GEREKÇEMİZ!!!
23 Nisan 2020
Burası bir Osmanlı yurdudur
16 Nisan 2020
Süleyman Soylu’yu Milletçe Seviyoruz...
14 Mart 2020
BİZE YAKIŞMIYOR!
05 Mart 2020
BU ÖFKE NİYE!!!
13 Şubat 2020
İÇTİMAİ YARALARIMIZ
29 Ocak 2020
11 YILIN ARDINDAN
06 Ocak 2020
GÜNEŞ YÜZLÜ İNSANLAR
27 Aralık 2019
DOSTUM GECELER
08 Aralık 2019
HAYAT BOYU YEDİKLERİMİZ, BAŞKALARI İÇİN PİŞİRDİKLERİMİZDİR..!
30 Kasım 2019
SÖZÜNDE DURMAK YÜKSEK ŞAHSİYET GÖSTERGESİDİR..!!
21 Kasım 2019
ZİHİNLERE ÇÖKEN KABUS!!!
18 Ekim 2019
BAD-EL HARAB-ÜL BASRA
20 Ağustos 2019
VE KALEMİN DE KALBİ KIRILIR!!
01 Temmuz 2019
YOLCULUK
15 Haziran 2019
YALNIZIZ
07 Haziran 2019
Yitik Hazineler
30 Mayıs 2019
İHTİYACIMIZ OLAN DİL..!
25 Nisan 2019
YARİM OSMANLI
21 Mart 2019
ÇANAKKALE’DEN SELAM
03 Mart 2019
AHLAKIN TEMEL UNSURU KADINDIR!
25 Ocak 2019
KÜLTÜREL TAHRİBAT
25 Ocak 2019
BİRAZ SÜKUNET....!
25 Ocak 2019
BİZİ BİN PARÇAYA BÖLEN İÇİMİZDEKİ NEFİSLER
25 Ocak 2019
KÜLTÜREL BUHRANLARIMIZ
25 Ocak 2019
RUHLARA DA DÜŞSE CEMRELER
25 Ocak 2019
YİĞİTLER GÖSTERİŞSİZ GİDER KUTLU HİTAMA
25 Ocak 2019
RUHLAR DEŞİLDİKÇE DERİNLEŞİR…!
25 Ocak 2019
BİZİ BİN PARÇAYA BÖLEN İÇİMİZDE Kİ NEFİSLER
25 Ocak 2019
BİN YILLIK AŞK HİKAYEMİZ
25 Ocak 2019
Liyakat Meselesi
25 Ocak 2019
KÜLTÜREL BUHRANLARIMIZ
25 Ocak 2019
YAĞMURDA GİDEN
14 Ocak 2019
EĞRETİ DURAN SEÇKİNLER
14 Ocak 2019
MİLLİ KISIR DÖNGÜLERİMİZ...!
14 Ocak 2019
SÖZ VE ÖZÜN DÜETİ
14 Ocak 2019
İNSANLIĞIN İNSANLIK ARAYIŞI
14 Ocak 2019
Ruhlara da Düşse Cemreler
14 Ocak 2019
Ezber Hayatlar...
14 Ocak 2019
ALLAH YAZAR....!
Haber Yazılımı